boğmak

-ar -i
1. 闷死, 掐死, 溺死, 勒死: birini iple \boğmak 用绳子把某人勒死 hayvanı suda \boğmak 在河里把牲畜淹死 Zavallıyı az kalsın, gırtlağından yakalayıp boğacaktı. 他抓住那倒霉蛋的脖子, 差点儿把他掐死。
2. 箍, 套: Ağacın bedenini çelik çemberle boğmuşlardı. 他们用钢圈箍住了树干。
3. 令人窒息: Güneş henüz yakmıyor, hava daha boğuyor. 太阳还没出来哪!到那时空气会更加使人喘不过气来。Sıcak insanı boğuyor. 高温天气令人感到憋闷。
4. (-i, -e) 转́ 淹没, 覆盖, 盖住: birini iltifata \boğmak 使某人陷于阿谀奉承之中 gürültüye \boğmak 使陷于一片喧闹声中 şakaya \boğmak 没完没了地开…的玩笑 Gürültü, müzik sesini boğuyor. 喧闹声淹没了音乐声。Lâkırdıya boğarak adamın borcunu istemesine engel oldu. 他说个不停, 使那个人没有机会开口讨债。
5. (-i, -e) 转́ 给大量的东西: O gün, kesenin ağzını sonuna kadar açmış, evdekileri hediyeye boğmuştu. 那天, 他倾其所有, 给家里人买了不少礼物。
6. 转́ 扼制, 扼杀
7. 转́ 使心烦: Bu çocuk bugün beni boğdu. 这孩子今天让我心烦。
8. 转́ 做生意时欺诈卖高价
9. (颜色)不协调, 不适合: Bu renk seni boğmuş. 这种颜色不适合你。
10. 转́ 加油过多而使机动车熄火
II
is.
1. 节, 结: \boğmak kemikleri 解́ 指骨, 趾骨
2. 旧́ 颈圈, 颈饰
3. 俗́ 阵雨
◇ \boğmak \boğmak 一截一截的

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • bogmak — boğmak, I, 86; I I, 14, 24, 173; III, 406 gömlek düğmesi. I, 466 gerdanlık, gelin gerdanlığı I, 466 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • boğmak — 1. is., ğı Boğum yeri 2. i, ar 1) Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek Zavallıyı az kalsın gırtlağından yakalayıp boğacaktı. Y. K. Karaosmanoğlu 2) El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak 3) Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boğmak — boğum yeri, bend, halka, ukda …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bir kaşık suda boğmak — (elinden gelse veya bıraksalar) bir kimseye çok kızmak veya çok öfkelenmek Muhalifler bizi bir kaşık suda boğmak istidadını gösteriyordu. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hafakanlar basmak (veya boğmak) — sıkıntıdan bunalmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dara boğmak — birinin güç durumundan yararlanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gürültüye getirmek (veya boğmak) — 1) bir işi, bir düşünceyi telaş ve karışıklık yüzünden ilgi çekmez duruma getirmek 2) söz kalabalığından, karışıklıktan yararlanarak istediğini elde etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kan boğmak — (birini) beynine kan hücumuyla ölmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lakırtıya boğmak — gereksiz ve boş sözlerle konuşmayı uzatmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • şakaya boğmak (veya dökmek veya bozmak) — ciddi başlayan bir sözü veya davranışı şakaya çevirmek Bu gayretin boşluğunu anlayarak işi şakaya dökmeye başlıyor. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dumana boğmak — 1) duman içinde bırakmak 2) mec. bunaltmak, şüphe içinde bırakmak Adamın kafasını katiyen aydınlatmamalı, karıştırmalı ve dumana boğmalısınız. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.